ENGİN ROTALAR’A  HOŞ GELDİNİZ…

İlk yazı önemlidir. Sadece ”Hakkımda” menüsü deyip geçmemek lazım. Neden burada olduğumu, sitenin içeriğinin ne olduğunu anlatması gerekir diye düşündüm. Ne umdum da ne buldum dememeniz için yapmak istediklerimi detaylı ve samimi olarak anlatmaya çalıştım. Umarım faydalı ve zevk alacağınız bir site olmuştur. 

Ufak ufak yürümeye başlayalım o zaman…

Ben kim miyim?

Engin Akgün. 35’li yaşlarını geçmiş, seyahat etmeyi, yeni yerler görmeyi seven bir mimarım. Yalnızca sevmekle yetinmeyip, seyahati amaç edinmek, plan yapmak, araştırmak da zevk verir bana.

İstanbul’da yaşayan bir çok insan gibi ortalama gelir seviyelerinde kazanıyorum. Yani hafta içleri şehrin stresini, işlerin sıkıcılığını birebir yaşayanlardanım. Öyle evi, arabayı satıp kendimi yollara vuracak kadar gemileri yakmadım. Sadece kendime fırsatlar yaratarak, rutini bozup, hayata mola vermeyi seviyorum.

Dubrovnik

Fotoğrafla da ilgiliyim. Yaşamı, anı benim gözümden yansıtmak, başkalarına aktarmak, gezdiğim yerleri daha iyi sindirmek ve not almak için fotoğraf çekiyorum. Bu sayede mekanlara, yaşayışlara daha iyi tanık olup, acele etmeden etrafa daha detaylı bakıyorum. 

 

Neden buradayım?

Başlangıçta seyahat ettiğim yerlerle ilgili gördüklerimi, bana hissettirdiklerini unutmamak için yazılı bir arşiv oluşturmak istedim. Yıllar sonra aynı yerlere tekrar gittiğimde, veya benden sonra kızım da gidince, mekanların, çevrenin ne kadar değişip değişmediğini karşılaştırabilmek ve bunu fotoğrafla da kayıt altına almak istedim. Yazılarımın rehbersel bilgilerden ziyade bir çeşit anı veya hikaye gibi olmasını istedim. 

Daha sonra bu notlarımı ve rotalarımı paylaşıp, gitmek isteyenlere biraz olsun fikir verebileceğini, motive edebileceğini düşündüm. Biraz uğraşla bu siteyi hazırlamaya başladım. Şimdilerde görmek için gezmenin yanında artık yazmak için de gezmeyi amaçlıyorum.

Bosna Hersek

 

Tabi bir çok insan var internette, dünyayı gezip, listelerce ülke sıralayıp, en yararlı gezi bilgilerini, paylaşan. Ben de çoğunu merakla inceliyorum. Seyahate çıkmadan önce farklı deneyimleri ve rotaları araştırmak yararlı oluyor.

Peki bu sitede farklı ne var? Zaten her yerde detaylı gezi siteleri, rehber yazılar var diyebilirsin. Ben de aynısını demiştim. Fakat, Gezi Yazarlığı Atölyesine katıldığım Özcan Yurdalan Hocam’ın da dediği gibi ”Aynı yeri gezerken, herkes farklı bir şey görür, veya gördüğü ile ilgili bambaşka şeyler aklına gelir” Ben de seyahat ettiğim yerlerden ufak bilgiler vermenin yanında asıl olarak bana hissettirdiklerini, aklımda kalanları yazıyorum. Bir çeşit Seyahat Notları olsun istedim. Bu yazıları fotoğrafça anlatımlarımla da destekleyip geliştirmek ve yansıtmak istedim. O yüzden yazıların içindeki fotoğrafların dışında daha fazlasını galeri kısımlarında paylaştım.

Yazarken tekrar araştırma yaptığımda farklı bilgiler öğrendiğim de oldu. Ama internette araştırarak bulunabilecek tarihi ve turistik bilgileri, lokanta ve otel önerilerini buraya tekrar aktarmıyorum. Bir şehirdeki her mekanı gezmem veya her lokantada yemek yiyip tavsiyede bulunmam mümkün değil. Benimki kendi çizdiğim rotamdaki gezdiğim ve gördüklerimden ibaret. Yani ”Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat” misali …

 

Niçin Gezerim?

YOLDA MUTLU OLURUM açıkçası. Bir otele rezervasyon yapmak, havaalanında beklemek, gideceğim yeri araştırmak, fotoğraf çekmek, organizasyon yapmak güzeldir.  Öyle sırt çantamı alıp dünyaları gezmiş bir seyyah değilim. Ama dünyadan, veya diğer şehirlerden önce kendi yaşadığımız şehirde görmediğimiz, o kadar çok yer var ki. Seyahat illa ki vize alarak, uçağa binerek, kıtalar aşarak olmuyor. Her gün işe gittiğin yolu değiştirmek, yeni sokaklar görmek bile bir seyahattir. Yani seyahat için kendimize bir çok sebep çıkartabiliriz.

Eyfel’den Paris

 

 Mesela,

  • Bulunduğum yerden çok, bulunmadıklarımı MERAK ETTİĞİM için,
  • Yanımdakini bile görmedim, uzaktakine çok var dememek, bir yerden BAŞLAMAK için, 
  • Bir türlü zaman, para ayıramıyorum DEMEMEK için, 
  • Hayatın çok uzun olduğunu zannedip, ERTELEMEMEK için,
  • Yemek gibi, tiyatro gibi, fatura ödemek gibi, TAKVİMİMDE olduğu için,
  • Ne işin var oralarda, otur evinde rahat rahat diyenlere EL SALLAMAK İÇİN

                                                                                           SEYAHAT EDERİM

Yeni yerler görmek için gerekli olan bunu ihtiyaç olarak hissetmektir. Bizim ülkemizde yakın zamana kadar gezmek, daha çok bayram tatillerinde memleket ziyareti, yaz tatili izinlerinde de akdeniz ve egede denize girip, güneşlenmek olarak değerlendirilirdi. Ben bunları da yılda bir kez yapmaktan yanayım. Çünkü insanın bir hafta da olsa amaçsızca deniz kenarında yatıp dinlenmek hakkıdır. Önemli olan geri kalan hafta sonlarımızı, boşluklarımızı nasıl değerlendirdiğimizdir.

 

Nasıl Gezerim?

Gitmeden önce …

* Kendime aylık kumbara hesabı açtım. Fatura öder gibi hedeflediğim tutarı her ay ayırıyorum. Az çok, arabaya, eve, kaskoya paralar harcıyorsak buna da illa ki ayırırız dedim.

Barselona

 

* Hedefleri önceden belirleyerek ucuz uçak bileti için erken rezervasyon yapıyorum. ”O tarihte başka işim olur mu acaba?” demem çünkü o tarihte artık işim olmuştur 🙂 

Hafta sonu evde oturmaktansa İstanbul yakınlarında günübirlik veya konaklamalı rotalar planlarım.

Gidilecek yerlerle ilgili tarihi ve turistik konular hakkında araştırma yapıp, notlar alırım. Varsa rehber kitaplarını, haritalarını edinir hedefler çıkarırım. Bu organizasyon kısmı bile güzeldir.

Louvre Müzesi Paris

 

Gittiğim zaman …

Orayı yaşamaya çalışırım. Sokak sokak gezip, fotoğraf çekerim. Yerel yemeklerini tadıp, kafelerinde bir şeyler içerek, zamanım el verdiğince de tarihi eserlerini ziyaret ederek seyahat ederim.

Her turistik noktayı görmek için kilometrelerce yürümektense, sokaklarda zaman geçirip, insanları seyretmek en idealidir bence. Fotoğraf çekmem de o yüzdendir. Tüm bunları yaparken görmek istediğim yerlere zamanım yetmemişse aynı yere tekrar plan yaparım. Maksat gezmek olsun  😉 

Bir de tüm bunları eşimle ve  artık kızımla beraber yapabilirsem hedefi tutturdum demektir 🙂

Kapadokya

 

Sitede Ne Var?

YURT İÇİ başlığında, hafta sonları veya daha uzun konaklamalı çıktığım İstanbul dışı gezilerimdeki izlenimlerimi, seyahat notlarımı paylaşıyorum.

İSTANBUL başlığında, belki her gün gördüğün, belki henüz görmeye fırsatının olmadığı yerlerde yaptığım günü birlik yürüyüşlerimi, bana hissettirdiklerini yazıyorum. Çok eski olmasam da bu şehirde yaşayan biri olarak gezdiğim yerlerin geçmiş zamanki ve şimdiki halleriyle olan farklılıklarını ve fikirlerimi de anlatmaya çalışıyorum.

ROTALAR başlığında, kısa kısa kaldığım yerleri, yediğim içtiklerimden beğendiklerimi, beğenmediklerimi, yazıyorum. Yaptığım rotayı da paylaşarak o yerde kaç günde, yaklaşık kaç saat geçirdiğimi, buna göre nasıl plan yapılabileceğini göstermek istedim.

ÖNERİLER başlığında, seyahatle, yolda olmayla ilgili aklıma gelenleri, fikirlerimi ve planlarımı anlatıyorum.

GALERİ başlığında ise seyahatlerimde çektiğim fotoğraflarımdan oluşan gösterilere ulaşabilirsiniz.

Hepsi bu kadar… Artık yola çıkalım çünkü YOLDA OLMAK GÜZELDİR.

 

Doğduğum ilçe – Sürmene / Trabzon

Kapadokya Seyahat Notlarımı okuyarak başlayabilirsiniz.