TARAKLI MUDURNU GÖYNÜK GEZİ ROTASI

Bu seferki rotam İstanbul’a yakın, hafta sonu gidilebilecek ve 1 gün konaklamalı bir gezi. Sakarya ve Bolu il sınırlarındaki İtalya’nın ‘‘CittaSlow” ünvanına sahip ilçelerinden Taraklı Mudurnu ve Göynük… ”Citta”, şehir, ”Slow” ise yavaş demek… Yani Cittaslow ‘‘Sakin Şehir” anlamına gelen uluslararası bir belediyecilik birliği.

Bu birlikte, günümüzde hızlanan şehir hayatının, yemek, alışveriş alışkanlıklarının, koşturmacanın tersine insanların birbiriyle iletişim kurabildikleri, şehrin kendi kendine yetebildiği, el sanatları, doğası ve göreneklerine sahip çıkan kentler seçiliyor. Yani yaşamın kolay ve mutlu geçtiği yerler de diyebiliriz. Şu ana kadar 30 ülkede 200’e yakın şehir bu ünvana sahipken ülkemizde de 14 il ve ilçeye bu ünvan verilmiş durumda.  Amacım ülkemizdeki bu CİTTASLOW ünvanlı yerleri zamanla görmek ve yazmak. Bu gezimize iki ayda bir farklı yerlere gittiğimiz, 5 ailelik arkadaş grubumuzla çıktık. İşte detayları…

Taraklı'ya gidiş

İstanbul Taraklı Rotam

 

İlk gün SAPANCA‘nın yemyeşil köylerinden İstanbuldere’de yaptığımız kahvaltıyla güne başladık. Temiz havası, deresi ve küçük şelalesiyle Karadenizin köylerine benzeyen Sapanca yaz kış gelinebilecek bir yer. Bu kahvaltı molası yolu da yarılamamızı sağladı. Buradan sonra Taraklı’ya sadece 1 saat kalıyor.

 

TARAKLI

Saat 12:00 gibi yola çıktığımızda, yaklaşık 1 saat sonra kendimizi TARAKLI’nın meydanındaki çay bahçesinde kahve içerken bulduk. Gelmeden önce araştırdığım ”Sakin Şehir” ünvanına layık olacak şekilde sessiz ve dingin bir ortam. Çok fazla turistik olmadığından kalabalık da değil.

 

Taraklının tepesinden bakış

Taraklı / Sakarya

 

Yol yorgunluğunu attıktan sonra tarihi evlerden oluşan sokaklarda dolaşırken, sakinliğin tadını daha bir çıkarmaya başladık. Etraftaki esnaf da, yaşayan insanlar da güler yüzleriyle misafirperverliklerini gösteriyorlardı.

Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferine giderken konakladığı Taraklı’da veziri Yunus Paşa’ya yaptırdığı ve çizimini Mimar Sinan’ın yaptığı söylenen Yunus Paşa Camisi (Kurşunlu Camisi) görülebilecek tarihi eserlerden.

 

Burada görülecek tarihi eserlerden çok sokaklarında yürüyüp, doğallığı ve samimiyeti hissetmek önemli. Gelmeden önceki beklentileri de o yönde şekillendirmekte fayda var. Evlerin arasından tepe noktasına kadar çıkıp etrafa bir de yukarıdan baktık. Eskiden tarak yapımıyla ünlenen ve ismini alan Taraklı’nın yerel ürünlerinin satıldığı dükkanlarına da bakındıktan sonra 700 yıllık çınarın tabelalarını izledik. Yeşilin ve doğanın içindeki evlere hayran kalarak 15 dakikalık bir yürüyüşten sonra koca çınar kendini gösterdi.

Tarihi Çınar

 

Osmanlı’nın geçtiği yerlerde adet olduğu üzere diktiği çınar ağacının gölgesinde dinlenirken buralarda yaşamanın hayallerini kurmamak elde değil. Çınarın altındaki parkta çocuklar eğlenip koşturduktan sonra geldiğimiz yeşillikler arasındaki evlerin arasından meydana tekrar geri döndük.  Artık yola çıkma vakti. İstikamet bu gece kalacağımız 1.5 saat mesafedeki MUDURNU…

MUDURNU

Burada eski ahşap konaklar, aslına uygun şekilde korunarak butik otel hizmeti veriyorlar. Biz de geceyi KEYVANLAR KONAĞI‘nda geçirdik. Ahşap döşeme ve duvarlardan oluşan, her oda içindeki dolap şeklindeki banyosu ve yöresel yemekleriyle bu tip bir otelde konaklamak farklı bir deneyim oldu.

Ahşap Konak

Otelimiz- Keyvanlar Konağı

 

Ertesi gün konakta yaptığımız kahvaltı sonrası MUDURNU’nun tarihi sokaklarında yürüyüşümüze başladık. Safranbolu evlerine benzeyen, kimisi kullanılan, kimisi terk edilmiş evlerden oluşan sokaklarıyla Mudurnu, Cittaslow ünvanı henüz almasa da aday olmuş ilçelerimizden. Evlerini, doğal yaşamı, etraftaki sakinliği ve insanların yardım severliğini görünce bu ünvanı çok beklemeyecekleri kesin.

Mudurnu Sokakları

 

Evlerin arasından meydana çıkıp, Demirci esnaflarının olduğu sokağa girdik. ”Ahilik” geleneğinin hala devam ettiği bu yörede her cuma günü ”Esnaf Duası” yapılıp pilav dağıtılır, işlerinin hayırlı ve bereketli olması dilenirmiş. Demircilerin bir alt sokağında Pertev Naili Boratav Kültür Evi’ni ziyaret ettik. Kurtuluş Savaşı’na önemli katkılar vermiş Mudurnu’nun tarihinin sergilendiği ve bireysel çabalarla ayakta tutulan bir çeşit etnografya müzesi…

Kültür Evi

 

Türkiye’nin en önemli halk bilimcileri arasında olan Pertev Naili Boratav, Milli Mücadele yıllarında Mudurnu kaymakamı olan ve Kuvay-i Milliye hareketine destek veren Abdurrahman Naili Bey’in oğludur. Bugün müze evin her odasında yöresel ve farklı dönemlere ait eşyalar sergileniyor. Ayrıca Mudurnu Kültür Turizm Derneği Başkanı Nejdet Akay’ın bıkmadan her gelene şevkle yaptığı anlatımlarla gezmek daha bir anlamlı oldu.

Demirciler sokağını bitirip yokuş yukarı tırmandığımızda tarihi Saat Kulesinin olduğu tepeye çıktık. İlki 1890 yılında yapılan kule, geçirdiği yangın sonrası 1905 yılında tekrar yapılmış. Burada çay kahve eşliğinde Mudurnu’yu bir de yukarıdan seyrederek dinlenmiş olduk.

 

Vakit öğleye yaklaşırken günün diğer yarısını geçirmek için GÖYNÜK’e gitmeye hazırlandık. Gitmeden önce Mudurnu’ya özgü Saray Helvasından da hediyelik birkaç paket aldık. Buranın kendine özgü tereyağıyla yapılan helvayı atlamamamız iyi oldu, çünkü gerçekten çok lezzetliydi.

GÖYNÜK

Mudurnu’dan 1 saat mesafede, Taraklı’dan geldiğimiz yöne doğru, geri gittiğimizde GÖYNÜK‘e varılıyor. Burası da Taraklı gibi Cittaslow ünvanı almış en yeni kentlerimizden. Batı Karadeniz’de görülen tipik ahşap konak örnekleri Göynük’te de düzgün restorasyonlar sonucu korunmuş durumda.

 

Göynük’ü gezmeden önce hükümet konağının karşısındaki Lalezar Lokantasında yöresel yemeklerin tadına baktık. Güveçte lahana sarma, pidesi ve cevizli eriştesi denemeye değer. Özellikle eriştenin bol porsiyonu ve tereyağının lezzeti aklımızdan kolay çıkmadı.

Yemek sonrası yürüyerek kolaylıkla gezilebilecek Göynük sokaklarında tarihi evlerin arasında iki gündür süren gezimize devam ettik. Geçtiğimiz günden beri gördüğümüz tarihi doku bizi yeterince sakinleştirmişti. Dar sokaklar, küçük ölçekli yapılar ve trafiksiz ortam, insanı dinlendirmeye ve mutlu etmeye yetiyor. Sakin Şehir kriterlerinin bir kısmı bile İstanbul’dan gelenlere yeter yani…

 

Göynük merkezde Fatih Sultan Mehmet’in de hocası olarak bilinen Hz. Akşemseddin‘in Türbesi var. Gazi Süleyman Camii ve Hamamının yanındaki türbeyi görmek için bir çok yerden ziyaretçi geliyor. Ayrıca Göynük’ün tepe noktasında Cumhuriyet dönemi eserlerinden olan Tarihi Zafer Kulesi de bulunuyor. Bizim fazla zamanımız kalmadığından tepeye çıkmadan meydandaki dükkanlardan alışveriş yapıp, geri dönmek için hazırlık yaptık.

Saat 16:00 gibi İstanbul yönüne, Taraklı, Geyve, Sapanca üzerinden geçip TEM’e bağlandık. Yaklaşık 3 saat sonra eve varmıştık. Cumartesi sabah çıkıp, Pazar akşamı geri döndüğümüz, 550 km‘si yolda geçen, 1 gece konaklamalı bu gezimizde 3 farklı ilçe görüp, tarihi sokaklarda huzur dolu bir hafta sonu oldu. İstanbul’un sesinden, koşturmacasından uzaklaşıp bu sakin sehirleri özel araçla gezerek, görmenin 1 kişilik bedeli yaklaşık 300 TL tuttu. Hafta sonları konaklamalı veya günübirlik rotalar şeklinde bu tür yakın yerleri görmenizi öneririm.

19.05.2017

TARAKLI – MUDURNU FOTOĞRAFLARIMI izlemek için tıklayabilirsiniz.

 

Tarihi Çınar / Taraklı

Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.