KUZU YAYLASI / KOCAELİ

Yayla, orman, dağ, göl gibi gezilerimi kısaca DOĞA ROTALARI başlığı altında toplamaya başlıyorum. Bu rotalar, kısa mesafelerde şehirden uzaklaşıp, tertemiz havasını soluyacağımız, biraz kafa dinleyip belki biraz da piknik veya kamp yapabileceğimiz, doğal ormanlık alanlara ait önerilerimden oluşuyor. Ve işte ilki İstanbul’a 2 saat mesafedeki Kocaeli’ye bağlı Kuzu Yaylası…

kuzu yayla meydanı

Kocaeli, her ne kadar sanayi şehri olarak bilinse de komşusu Sakarya’ya ile beraber bir çok yayla ve ormanlık alanı barındırıyor. Daha önce bazı noktalarını günübirlik rotalarda da yazdığım gibi, bu özelliği sayesinde özellikle İstanbul’da yaşayanların hafta sonları için ideal bir kaçış rotası…

Kuzu Yaylası, Maşukiye/Kartepe bölgesinde bulunuyor. Kartepe, daha çok kış tatillerinde tepe noktadaki kayak yapılabilen Green Park otel ile bilinir. Maşukiye de Alabalık Vadisi ile gelenlerin uğrak noktasıdır. Eskiden daha sakin olan alabalık tesisleri artan yerli ve yabancı turistler sayesinde içine girilemeyecek hale gelmiş. O zaman biz asıl hedefimize olan yaylaya yönelelim.

Kuzu Yaylası’na Nasıl Gidilir?

Kuzu Yaylası Rotası

Navigasyona yazdığınızda zaten çıkacaktır ama kısaca şöyle tarif edeyim. İstanbul-Ankara yönündeki otobandan Kartepe ayrımından çıkılıp, Kartepe ve Maşukiye tabelaları takip edildiğinde Alabalık Tesislerinin olduğu yamacı tırmanmaya başlarsınız. Yol üstündeki alabalık, et veya kahvaltı lokantalarının davetlerine kapılmadan kıvrıla kıvrıla yukarı devam ediniz. Kartepe otele 5 km kaldığını gösteren tabelanın solunda ”Kuzu Yaylası Milli Parkı” yazısını görünce geldiniz demektir.

Milli Park statüsündeki bu alanın şimdilerde belediyeye devredilme konuları olduğundan girişte ücret alınmıyor. Asfalt yolu 3km devam ettiğinizde hedefe ulaşmış olacaksınız.

Kuzu Yaylası’nda Ne Yaptım?

Yukarı çıkarken arabanın camını açtığımda havanın temizliği ve serinliğini hemen hissettim. Sıcaklık, Maşukiye merkeze göre 10 derece daha düşük ve hafif esintiliydi. Yani yaz ayları için bulunmaz nimet… İstanbul’da ”Esmiyor, esmiyor, nem de çok…” diyenler, 1.5 saat mesafede böyle bir yer olduğunu bilseler buradan hiç çıkmazlar bence…

Yaylanın merkezi düzlük ve ağaçlıklı alanlardan oluşuyor. Çok fazla kalabalık değil. Meydandaki çeşmesi, tuvaleti ve çocuk parkıyla da ihtiyaçların düşünüldüğü belli… Öğle saatlerinde buraya ulaştığımızdan karnımız acıkmıştı. Aşağılardaki çeşit çeşit lokantaları da atlayınca, ilk olarak yemek yiyebileceğimiz lokantasına girdik. Eğer kendinize mangal ekipmanı getirmediyseniz, yaylanın tek işletmesi olan lokantaya mutlaka uğrayın. Arka tarafındaki yeşillikler içindeki bahçesinde ızgara çeşitlerini biz denedik size de tavsiye ederim.

Yemekten sonra patika yollarında ve ağaçların aralarında biraz yürüyüp yediklerimizi sindirdikten sonra kendimize oturacak düz bir alan bulduk. Fazla tedarikli gelmediğimizden, katlanır sandalyelerimize oturup, termosta getirdiğimiz çay eşliğinde ağaçların gölgesine yaslanıp gazetemizi okuduk. Arada bir kızımla top koşturup sahalara dönsem de yetersiz kondisyon sebebiyle daha çok ayaklarımı çimenlere uzatıp dinlenmeyi tercih ettim.

Parkı, çeşmesi, oturma bankları, tuvaleti, ve düzlük alanları olması sebebiyle hem çocuklu ailelerin hem çadır kurmak isteyenlerin rahatlıkla gelebileceği bir yer. Meydandaki patika yoldan trekking amaçlı yürüyüş yapılarak, Sapanca gölünü tepelerden gören bir noktaya da ulaşılıyor. Sadece kuş seslerini duyabileceğiniz etrafta kimsenin olmadığı, bu sakin alanlarına da yol boyunca yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Kuzu Yaylası Hakkındaki Tavsiyem

İstanbul’a 1.5 saat mesafedeki bu yaylaya bir hafta sonunuzu mutlaka ayırın. Pazarlarınızı avmlerdeki gürültü içinde geçirmektense, tertemiz havasını size sunan ağaçların sessizliği altında geçirin.

Yanınıza çok fazla malzeme almanıza da gerek yok. Yemeğinizi yedikten sonra kafa dinlemek için bir tabure, bir çay yanına da bir kitap… İstanbul’da bir yakadan diğer tarafa geçeceğiniz sürede varacağınız Kuzu Yaylasında geçireceğiniz günün sonunda buraya tekrar ne zaman geleceğinizin planını yapacaksınız. Ben öyle yaptım, kış bastırmadan arkadaş grubumla da kalabalık olarak tekrar gelmeyi planladım.

Madem hava çok sıcak ve yolda yürümek bile zor, o zaman DOĞADA OLMAK DA GÜZELDİR.

kuzu yaylası oturma alanı

 

 

 

Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.