Taksim’den Galatasaray’a Gezilecek Yerler

“1000 GÜN 1000 YER projesi kapsamında ilk ay Beyoğlu’ndan yola çıktım. Sosyal medya hesaplarımda her gün yaptığım paylaşımları burada da toplu olarak yayınlıyorum. Bu sayede siz de adım adım İstanbul keşfime katılabilirsiniz. 1000 GÜN 1000 YER nedir diye merak ediyorsanız önce “Tanıtım” yazımı okuyabilirsiniz.

 

1000 GÜN 1000 YER / 1.GÜN  (1 MART 2018)

İstanbul’u adım adım yürümeye başlıyorum. Yol üzerinde kim bilir ne ilginç öyküler ve fotoğraflar karşımıza çıkacak. Hadi o zaman Taksim meydanından başlayalım.

TAKSİM CUMHURİYET ANITI

Taksim Cumhuriyet Anıtı

İstiklal’deki buluşmalarımızdan önce kaç defa geçmişizdir bu anıtın yanından? Peki hiç etrafında dönüp baktık mı ne anlatıldığına, kimlerin olduğuna bu heykelde? Gelin bakalım o zaman…

1928 tarihinde İtalyan bir heykeltraş tarafından yapılan anıtın bir yüzünde Kurtuluş Savaşı’nı anlatan Atatürk, askerleri ve sivil halk varken, diğer yüzünde Cumhuriyet sonrasını simgeleyen sivil giyimli Atatürk, İsmet İnönü ve yanlarında Fevzi Çakmak bulunur.

Ayrıca Kurtuluş Savaşı sırasında Rus yardımlarını hatırlatmak adına Atatürk’ün arkasında iki Rus generalinin heykeli de yerini almıştır.

 

1000 GÜN 1000 YER / 2.GÜN

MAKSEM

Maksem

Taksim ismi nereden geliyor? İşte tam bu baktığım yerden…

Cumhuriyet Anıtı’nın hemen karşısındaki 1723 yılında yapılan uzun alçak taş bina (Maksem) su depolaması için kullanılmış. Civar bölgelere su taksimi (dağıtımı) buradan yapıldığından semte ‘Taksim’ ismi verilmiş. Hatta binanın dışındaki çeşmede Kuran’dan bir alıntı yapılarak ‘Herşey sudan yaratıldı.’ yazıyor.

Bugün Maksem binası sergi salonu olarak kullanılıyor. Asıl işlevi farklı olduğundan sergi için biraz basık ve fazla koridorlardan oluşur.

İstiklal Caddesi’ne girmeden soldaki caddeye doğru girsek mi? Onu da yarına bırakalım …

 

1000 GÜN 1000 YER / 3.GÜN

SIRASELVİLER CADDESİ

İstiklal caddesine girmeyip soldan Cihangir’e doğru inmek isterseniz adındaki sıra sıra selviler yerine, bugün sıra sıra dönercilerin olduğu caddeye girmeniz gerekir. Herhalde eskiden buralarda yol boyunca ağaçlar vardı diye düşünebilirsiniz. Tam olarak öyle değil…

Taksim 18.yy’da bugünkü görüntüsünden çok uzaktı. Bu meydan Cihangir’e kadar gayrimüslümlere ait dünyaca bilinen çok büyük bir mezarlıktı.

Selvi ağacı da Osmanlı dünyasında ölülerle ve mezarlıklarla özdeşleştiğinden bu bölge selvi ağaçlarıyla kaplıymış. Cadde ismi de o yıllardan kalma. Tabi bugün ortada ne mezarlık var, ne de selviler.

Neyse biz Sıraselviler caddesine girmeden köşedeki herkesin buluşma noktasını inceleyelim.

 

1000 GÜN 1000 YER / 4.GÜN

AYA TRİADA KİLİSESİ

Taksim’e çıkanların buluşma noktası çoğunlukla İstiklal Caddesi ile Sıraselviler Caddesi’nin köşesindeki hamburgerci olur. Ama meydandan buraya doğru gelirken ilk gözümüze çarpan hamburgerciden önce arkasındaki kubbeli kendi halinde saklanmış gibi duran Aya Triada Kilisesidir.

Girişi İstiklal Caddesi’nin ilk ara sokağı Meşelik Sokaktan olup, 1880 yılında daha önce aynı yerde bulunan Aya Yorgi kilisesinin yerine yapılmıştır.

İlk göze çarpan özelliği kubbeli çatısıdır. Sebebine gelirsek Osmanlı’da kubbeli yapı yapılması camilere benzeyebilir endişesiyle uzun dönem yasaklanmış. (Halbuki kubbe mimarisi Osmanlı’dan 1000 yıl önce Ayasofya Kilisesi’nde kullanılmıştı.) 1880’de bu yasağın kalkmasıyla yapılan bu bina, yeni dönem kubbeli kiliselerin ilk örneği olmuş. Artık İstiklal Caddesi’nde yürümeye başlayalım. Bakalım önümüze yarın ne çıkacak?

 

1000 GÜN 1000 YER / 5.GÜN

FRANSIZ KONSOLOSLUĞU

İstiklal Caddesi’nde yürümeye başlarken sağ tarafta genelde cephesinde sergi, duyuru veya fotoğraf afişlerinin olduğu bina dikkatinizi çekmiştir.

Fransız Konsolosluğu ve Fransız Kültür Merkezini bünyesinde barındıran bina 18.yy’da ‘Pera Fransız Hastanesi’ olarak Marsilya Ticaret Odası tarafından yaptırılmış. Bugünkü bina 1865 tarihinden kalma. 1920 yılında elçiliğe dönüştürülmüş ve Cumhuriyet’in kurulmasıyla da konsolosluk olarak hizmet vermeye başlamış.

Çeşitli zamanlarda sergilerin olduğu Fransız Kültür’ün kafesini de yoğun güvenlik önlemlerinden geçerseniz kullanabilirsiniz.

Ben yürümeye devam ediyorum. Daha uğrayacak çok yer var …

 

1000 GÜN 1000 YER / 6.GÜN

HACI BEKİR ŞEKERCİSİ

 

İstiklal Caddesi’nin henüz üst taraflarındayken sol kolda tarihi bir şekerci gözüme çarptı. Kastamonu’lu Ali Muhiddin Hacı Bekir…

Osmanlı’da lokumlar bal ve pekmezle yapılırdı. Çünkü Güney Amerika’dan buralara şeker henüz gelmemişti. 18. yy’da şekeri ve ardından nişaştayı İstanbul’da ilk defa kullanan Hacı Bekir’miş. Onun yanında da şapka devriminden sonra açtığı şapka mağazasıyla büyüyen Vitali Hakko’nun, Vakko mağazası bulunuyordu. Ama şimdilerde yerinde yabancı zincir mağazalardan var.

Az ileride sağda, 400 yıldır İstiklal Caddesi’ndeki tek olma özelliğini yakında yitirecek olan bir yapı var. Hemen şurada ama ben yarına kadar ancak yürürüm …

 

1000 GÜN 1000 YER / 7.GÜN

AĞA CAMİSİ

İstiklal Caddesi’nin 400 yıldır tek camisi olan Ağa Camisi 1596 yılında Galata Saray ağalarından Hüseyin Ağa tarafından yapılmış.

Meydanda inşaatı devam eden yeni cami sayesinde tek olma özelliğini yakında kaybedecek olsa da, avlusunda bulunan zarif şadırvanı görmenizi tavsiye ederim. Fakat bu şadırvanın da Okmeydanı’nda Mimar Sinan eseri olan Sinan Paşa Camisi’nden getirtildiğini ufak bir not olarak hatırlatayım.

Ayrıca caminin bulunduğu ara sokakta 1890’li yıllarda Osmanlı’da açılan ilk Türk lokantası olan Hacı Abdullah Lokantası da bulunur. Lezzetli yemek yemek isteyenlere öneririm, ben yola devam ediyorum.

 

1000 GÜN 1000 YER / 8.GÜN

EMEK PASAJI / CERCLE D’ORİENT

Bu bina bir zamanlar gayrimüslimlerin, yabancıların ve istisna olarak da bazı Türkler’in üye olabildiği bir şehir kulübü binasıymış.

Binayı yaptıran Abraham Paşa, bir zamanlar kapı kahyasıyken, sonra ayan olmuş, en sonunda da divan üyesi olup paşalığa kadar yükselmiş. Boğazdaki yalıları, apartmanları ve arazileriyle servetini baya arttırmış.

Hızlı geçen bir ömür sonunda Abraham Paşa ölünce mirası bir şekilde paylaşılmış, bu binası da Emekli Sandığı’na devredilmiş. Bu sayede Emek Pasajı ve Emek Sineması ismi ortaya çıkar.

Tabi bu binada bizim için önemli olanlar tarihi Emek Sineması ve daracık dükkanıyla İnci Profiteroldü. Bugün Emek Sinemasının yerinde balmumundan yapılmış bir kopyası varken, İnci ise uzak bir sokak arasında genişçe bir dükkanda hizmet veriyor. Üstelik eskiden profiterol yemek için 21.00’de kapanmadan önce koşturmanız gerekirken, şimdi gece 23.00’e kadar açık.

Neyse bu maskelenmiş binanın içine girmeyeceğimize göre yolumuza devam edelim.

 

1000 GÜN 1000 YER / 9.GÜN

ÇİÇEK PASAJI / CİTE DE PERA

 

İstiklal’de yürürken çoğunlukla ileriye veya yere bakarak yürürüz. Bu yüzden de binaları genellikle çaprazdan görürüz. Halbuki daha yavaş yürüyüp, bu güzel binalara karşılarında durarak bakmayı denerseniz çok ilginç cepheler göreceksiniz.

Bugünkü Çiçek Pasajı’nın yerinde, 1870’deki Büyük Beyoğlu yangınından önce Suriye Valisi Naum Efendi’nin ünlü tiyatrosu bulunuyordu. İlk Türkçe operalar bu binada İstanbul halkına sunulmuş. Bitişiğindeki Balık Pazarının sokağına da bu yüzden ‘Sahne Sokak’ deniyor.

Yangından sonra el değiştiren ve yeniden yapılan bina pasaj olarak dükkan, lokanta ve apartman şeklinde tasarlanmış.

1920’lerdeki Bolşevik Devrimi’nden kaçan Ruslar pasaj içerisinde çiçek satarak geçimlerini sağladıklarından zamanla pasaj bugünkü adına kavuştu.

Zamanınız varsa içerideki balık lokantalarında oturup bir şeyler yiyebilirsiniz. Benim gibi yolunuz uzunsa en azından içinden geçip etrafı inceleyebilir ve yanındaki Balık Pazarına bağlanabilirsiniz.

 

1000 GÜN 1000 YER / 10.GÜN

BALIK PAZARI

Geldik bir çok insanın farklı amaçlarla geçtiği, gecesi ayrı, gündüzü ayrı Balık Pazarı tabelalı, Sahne Sokağı’na…(Neden Sahne Sokak dendiğini dün öğrenmiştik )

Gündüzleri daha çok İstiklal ve civarında yaşayanlar balık, sebze, et ve sakatat gibi ihtiyaçlarını satın almak için geçerler bu sokaktan. Akşamları ise İstiklal’in kalabalığından kendini sıyırıp daha da kalabalık olan Nevizade’nin lokanta ve barlarına gidenlerin, gece eve dönerken midye, kokoreç ile açlığını bastırmak isteyenlerin geçtiği sokaktır burası.

Akıp giden kalabalık içinde gidilecek hedefe yoğunlaşmışken, bu sokakta çok fark edilmeyen iki pasaj girişi bulunur. Bunlardan bir tanesi bir zamanlar önce kunduracıları, sonrasında meyhaneleriyle ünlü olan Krepen Pasajıdır. Günümüzde ismi Aslıhan Pasajı olarak değişmiş ve içinde birçok sahaf bulunuyor.

Cadde tarafına daha yakın olan girişli pasaj ise Avrupa Pasajı. 1880’li yıllarda yapılan pasajda eskiden kuaförler, ayakkabıcılar, lambacılar ve terziler bulunuyormuş. Günümüzde çoğunlukla turistlere yönelik hediyelik eşyalar satılsa da dükkanların depolarını oluşturan üst katlardaki güzel heykelleri görmenizi tavsiye ederim. Bu sokakta bir de Gregoryan Ermeni kilisesi girişi bulunuyor.

Tekrar caddeye çıkalım. Karşıda tarihi Galatasaray Lisesi var. Peki Galatasaray ismi nereden geliyor hiç düşündünüz mü? Size bir gün süre…

 

1000 GÜN 1000 YER / 11.GÜN

GALATASARAY LİSESİ

Geldik İstiklal’in ikinci buluşma noktasına. Devasa sütunlu kapısıyla arkasında ne olduğu çok da görünmeyen bugünkü Galatasaray Lisesi’nin ilginç bir tarihi var.

Evliya Çelebi’nin aktardığına göre Sultan 2. Beyazıt bu bölgede avlanırken, son derece bakımlı geniş bir bahçe içinde, sarı, kırmızı güller yetiştiren ve kendisine Gül Baba denilen ermiş ile tanışır. Bahçeye gösterdiği özenden dolayı onu ödüllendirmek ister ve Gül Baba’nın isteği üzerine bahçeye okul ve hastane yaptırır.

1481 yılında, Osmanlı Sarayı’na personel yetiştiren Enderun öğrencilerinin, ilk ve orta öğrenimlerini almaları için kurulan okula, açıldığı bölgeden ve işlevinden dolayı Galata Saray Ocağı denmiş. Buradan mezun olanlar Enderun’da eğitimlerine devam ederlerdi.

1868 tarihinde Mektebi Sultani olarak ismi değiştirilince, devletin önemli kademelerinde eğitimli eleman açığını kapatmak için her dinden öğrencinin katılabildiği Türkçe ve Fransızca eğitim veren bir okul haline gelir.

1905 yılında okul öğrencilerinin kurduğu ve ilk başkanlığını Ali Sami Yen’in yaptığı Galatasaray Spor Kulübü açılır. Cumhuriyetle beraber de okulun ismi Galatasaray Lisesi olarak değiştirilir.

Yorum Ekleyin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.